İNEBOLU DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

Denetimli Serbestlik nedir?

Denetim Serbestlik; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalara alternatif olarak, Mahkeme tarafından hakkında tedbir kararı verilen sanık veya hükümlüleri toplum içinde tutmak suretiyle onların tekrar yasayla itilafa düşmemeleri için gerekli tüm kaynak ve hizmetlerin sunulduğu toplum temelli bir uygulamadır.

  • Ceza adalet sisteminde,reform niteliği taşıyan değişikliden biri,denetimli serbestlik sisteminin kurulmuş olmasıdır.Bu sistem;ceza yargılaması ,infaz hukuku ve çocuk ceza hukukunun en önemli bölümünü oluşturmaktadır.
  • Denetimli  serbestliğin(DS)Türk hukuk sisteminde yer alması  Avrupa uyum yasalarının bir sonucu olmakla beraber Türk  toplumun ihtiyaçlarından doğmuş  daha çağdaş ,ekonomik ve sosyal  fayda sağlayan toplum temelli   alternatif bir ceza infaz yöntemidir.
  • Denetimli serbestlik,ceza yargılamasının parçası ve bir ceza infaz  yöntemidir.Sosyal anlamda denetimli serbestlikte,kişinin ıslah ve toplum kazandırılması esastır.Türk hukuk sisteminde denetimli serbestlik;kişinin işlediği bir suç nedeniyle tutuklanması yada mahkemece hakkında mahkumiyet kararı verilmesi sonucunda ceza evine girmesi yerine cezasını toplum içerisinde gözetim ve denetim altında çekmesini ifade eder.
  • Denetimli serbestlik; alternatif bir infaz sistemidir.Şüpheli,sanık veya hükümlüler için hapsin alternatifi olan bu sistemde,şarta bağlı olarak serbest bırakılmakta ve kendilerine bir takım yükümlülükler getirilmektedir.
  • Ülkemizde denetimli serbestlik hizmetleri suç şüphe sininin öğrenilmesinden infazın tamamlanmasına  kadar altı ayrı alanda verilmektedir.Bunlar infaz hizmetleri,madde bağımlılarının rehabilitasyonu ,rapor hazırlama ,kamu yararına çalışma cezasının yerine getirilmesi ,rehberlik ve koruma ve yardımdır.
  • Denetimli Serbestlik sistemiyle;Suç için öngörülen cezalara alternatif olarak verilen tedbir karalarının toplum içinde yerine getirilmesi sağlanarak,hükümlüler topluma kazandırılacak,ve sonuçta  ceza infaz kurumlarının yoğunluğu azaltılmış olacaktır.Özellikle ilk kez suç işlemiş  kişilerin cezaevlerine girerek farklı suç ve suçlu tipleriyle temasa geçerek suç konusunda daha donanımlı olması engellenecektir.
  • Denetimli serbestlik hizmetlerinin genel amacı, toplumun huzur ve mutluluğunu sağlamak, suç işleyen insanları ıslah ederek yeniden üretken birer birey olarak insanlar arasındaki onurlu yerini almasına yardımcı olmaktır.

Denetimli Serbestlik Hizmetlerinin Temel Amacı

  •  Toplumun huzur ve mutluluğunu sağlamak.
  •  Suç isleyen insanları ıslah ederek yeniden uretken birer birey olarak insanlar arasındaki onurlu yerini almasına yardımcı olmaktır. Bunu yapmak için de öncelikle toplumu suçlulardan korumak ve sucluyu ıslah etmek gerekmektedir.
  •  Suç isleyen veya sartla tahliye olan insanların yeniden suc islemesini onlemeyi, sucluların cezalarını toplum icinde rencide olmadan çekmelerini sağlamayı ve onlara her konuda rehberlik yaparak topluma tekrar kazandırılmalarına katkıda bulunmayı amaç         edinmiştir.

MİSYONUMUZ

Hükümlülerin suçlu  davranışlarının değiştirilerek tekrar suç işlemelerinin önlenmesi ve olumlu davranış değişikliği ile hem   suçlu bireyin  hem de   toplumun korunmasıdır.

 

VİZYONUMUZ

Uluslararası standartlara uygun denetim ve gözetim çalışmaları ışığında ;Tarafsızlık ve gizlilik ilkelerine riayet ederek  ve insan onuruna saygı göstererek denetim altında bulunanları yeniden topluma kazandırmak tır.

İlkelerimiz

  • İnsan Onuruna Saygı ve Dürüstlük: Şube müdürlüğümüz bünyesindeki personelimiz, insan haklarına saygılı, dürüstlük ve kararlılık çerçevesinde hareket eder, görevlerini yerine getirirken aşağılayıcı, onur kırıcı veya küçük düşürücü davranışlarda bulunmazlar.
  • Gizlilik: Denetim Planı içerisinde yer alan kişilerle ilgili alınan tüm bilgiler görevlilerimiz tarafından gizlilik prensibi doğrultusunda değerlendirilir. Bu bilgiler, kanunun zorunlu kıldığı haller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilmez.
  • Tarafsızlık: Görevlililerimiz, edinmiş olduğu bilgileri değerlendirirken tarafsızdır, tarafsızlığa gölge düşürecek tüm davranış ve ilişkilerden kaçınır, davanın taraflarına eşit mesafede olur.
  • Çocuğun yüksek Yararı: Yetişkin ve çocuklar hakkında yürütülecek işlemler ayrı ayrı yapılır ve çocukların yüksek yararının korunmasına özen gösterilir.

Denetimli Serbestlik Hizmetlerinin Görevleri:

Denetimli serbestlik hizmetleri ile kişilerin yeniden suç işlemesini önlenmesi ve topluma kazandırılması amaçlanmaktadır.Türk denetimli serbestlik hizmetlerinin görevlerini  genel olarak  iki başlık altında incelemek mümkündür:Denetim ve yardım

Denetim: Mahkemelerce hakkında alternatif tedbir veya cezalara hükmedilen şüpheli ,sanık veya hükümlülerin takibini yaparak cezalarını toplum içinde çekmelerini sağlamak ve bunun denetimini yapmak.

Toplum İçinde Denetimin Amacı

•Suç tekrarı olasılığının azaltılması

•Hükümlünün iyileştirilmesi

•Hükümlünün topluma yeniden kazandırılmasında yardımcı olmak

•Hükümlünün topluma verdiği zararı telafi etmesine izin vermek

•Toplumun korunmasına katkıda bulunmak

Yardım:Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları sosyal ve ekonomik sorunların çözümü ile ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin toplumun bir bireyi olarak normal insanlar gibi toplum içinde yerini almasını sağlamak için meslek veya sanat edinmelerinde ,iş bulmalarında ve karşılaştıkları diğer güçlüklerin çözümünde onlara yardımcı olmak.

Denetimli Serbestliğin yardım Hizmetleri: Denetimli serbestlik hükümlülerin yeniden suç işlemesini önlemek onların toplumla bütünleşmesini sağlamak ve bu şekilde onları topluma yeniden kazandırmak amacıyla  bir takım yardım hizmetlerinde bulunulur.

Bu yardım hizmetleri:    

  • Psiko-sosyal yardımlar.
  • Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri
  • Tahliye sonrası yardımlardır

Psiko-Sosyal Yardım:Suça sürüklenen çocuk,şüpheli,sanık veya hükümlü ile suçtan zarar görenlere toplumla bütünleşmesi amacıyla sağlanması düşünülen psikolojik,sosyal ,eğitim,sağlık,ekonomik,barınma,danışmanlık gibi her türlü hizmet ,program ve kaynakları ifade eder.

Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri:Denetimli serbestlik memurları,mahkemelerce haklarında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen hükümlere rehberlik yapmak üzere görevlendirilebilirler.

Mahkemelerce hükümlülere rehber olarak atanan denetimli serbestlik memuru ,hakkında denetimli serbestlik kararı verilin hükümlünün kötü alışkanlıklarından kurtulması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesi kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden  uzak kalması hususunda öğütte bulunur.Kişiyi sorumluluk bilincinin gelişmesine uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir.Hükümlünün eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek ,istişarelerde bulunmak suretiyle hükümlülere yardımcı olurlar.

DENETİMLİ SERBESTLİK SİSTEMİNİN HEDEF KİTLESİ KİMLERDİR?

    • Suça sürüklenen çocuklar,
    • Şüpheli, sanık, tanık pozisyonunda olup; hakkında mahkemelerce tedbir yükümlülüğü verilen gençler (18-21 yaş),
    • Şüpheli, sanık, tanık pozisyonunda olup; hakkında mahkemelerce tedbir yükümlülüğü verilen yetişkinler (21 yaşını doldurmuş kişiler),
    • Mağdurlar (Suçtan zarar görmüş kişiler.)

Şube Müdürlüğünün Görevleri:

a) Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri, soruşturma ve kovuşturma evreleri ile hükümden ve salıvermeden sonra bir denetim planı çerçevesinde yerine getirmek.

b) Çocuk mahkemeleri ile aile mahkemelerine, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetleri alanında gözetim esaslarına göre yardımda bulunmak.

c) Şube müdürlüğünün göreviyle ilgili olarak mahkemelerce verilen kararların yerine getirilmesini sağlamak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.

d) Yıllık iş programları ve projeleri ile çalışma raporlarını her yıl Daire Başkanlığına sunmak.

e) Yetki alanında bulunan; millî eğitim müdürlükleri ile iş birliği yaparak, mahkemelerce haklarında bir eğitim kurumuna veya eğitim programına devam etme yaptırım  veya tedbir kararı verilen şüpheli, sanık ya da hükümlülerin devam edebilecekleri örgün ve yaygın eğitim kurumları ve kursların listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek.

f) Yetki alanında bulunan; kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sanayi ve ticaret odaları, kamu yararına hizmet veren özel kuruluşlar veya benzer kurumlarla görüşerek, bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi almak suretiyle hizmetler listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek.

g) Aile içi şiddete ilişkin bir bildirim yapıldığında, görev alanını göz önünde bulundurarak koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin uygulanmasını sağlamak.

h) Görev alanına giren konularda; bilgilerin, verilerin ve dosyaların elektronik ortama girmesini, aktarılmasını ve tutulmasını sağlamak,

ı) Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.

Soruşturma evresindeki görevler:

Kanunlara göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 20 nci maddesi gereğince haklarında adli kontrol kararı verilen şüphelilerle ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

b) Cumhuriyet başsavcılığınca kendiliğinden ya da şüpheli veya müdafiinin başvurusu üzerine gerekli görüldüğünde şüpheli hakkında sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu düzenleyip sunmak.

c) Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yaparak yardımcı olmak.

d) İstek hâlinde şüpheliye psiko- sosyal danışmanlık yapmak.

Kovuşturma evresindeki görevler:

İddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) 5271 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 20 nci  maddesine göre adli kontrol altındaki sanıklarla ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

b) Karar öncesinde mahkeme veya hâkimin isteği üzerine; sanığın geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu, ruhsal ve psikolojik durumu, topluma ve suçtan zarar görene karşı taşıdığı risk hakkında ayrıntılı sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu hazırlayıp sunmak.

c) Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko- sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yapmak ve bu kişilere yardımcı olmak.

d) İstek hâlinde sanığa psiko- sosyal danışmanlık yapmak.

 

Kovuşturma evresinden sonraki görevler:

Sanık hakkındaki hükmün kesinleşmesinden sonraki evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının;

1) (c) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme,

2) (d) bendinde belirtilen belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma,

3) (e) bendinde belirtilen ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma,

4) (f) bendinde ve 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen kamuya yararlı bir işte çalıştırma ile ilgili işlemleri yapma,

biçiminde seçenek yaptırımların gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği içinde kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.

b) Haklarında 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hapis cezasının ertelenmesi hükmüne bağlı olarak;

1) (a) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi,

2) (b) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalışması,

3) (c) bendinde belirtilen çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi, kararı verilenlerin denetim sürelerini, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde sağlamak.

c) 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince belli bir hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanması ve altıncı fıkrası gereğince meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması kararı verilenlerin denetim sürelerini, Kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği içinde sağlamak.

d) 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince rehberlikle ilgili görevleri yerine getirmek.

e) (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirlerin uygulanması süresince hükümlüleri izlemek, denetlemek ve yönlendirmek, hükümlülerin psiko-sosyal sorunlarını çözmek ve bunlara yardımda bulunmak, izleme ve denetleme sonucunu ve yükümlülüğe uymayanları ya da suç işleyenleri mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.

f) 5275 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere, verilen iş arama izni süresince yardımcı olmak.

g) Hükümlülerin topluma kazandırılmasında ve salıvermeye hazırlanmasında ceza infaz kurumlarının psiko-sosyal servisleriyle iş birliği yapmak, gerektiğinde hükümlü ile görüşerek salıverme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanmasına katılmak.

h) 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen hapis cezasının konutta infaz edilmesi sırasında hükümlünün psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek, hükümlünün infazın gereklerine uymadığının belirlenmesi durumunda Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.

ı) 5237 sayılı Kanuna göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlamak.

Salıverme sonrası görevler:

Şube müdürlüğünün salıverme sonrası görevleri şunlardır:

a) 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin;

1) Yedinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün kamu kuruluşunda veya bir başkasının gözetiminde ücretle çalıştırılması,

2) Sekizinci fıkrasında düzenlenen çocuk hükümlülerin, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna yerleştirilmesi,

3) Dokuzuncu fıkrasında düzenlenen uzman bir kişinin görevlendirilmesi ve hükümlünün davranışlarının izlenerek hâkime rapor verilmesi,

4) Onikinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün yükümlülüklere uyması veya hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlememesi,

5) Ondördüncü fıkrasında düzenlenen denetim süresini iyi hâlle geçirmesi,

biçimindeki yükümlülüklerin denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği yaparak yerine getirmek.

b) 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları gereğince düzenlenen denetim süresinin iyi hâlle geçirilmesi yükümlülüğünün denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk makamlarıyla iş birliği yaparak yerine getirmek.

c) 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen denetimli serbestlik tedbirinin veya belirlenen yükümlülüklerin kaldırılması konusunda düzenleyeceği bir raporla görüş bildirmek.

d) Koruma kurulları vasıtasıyla kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle iş birliği yaparak, 5275 sayılı Kanunun 90 ve 91 inci maddelerinde düzenlenen, salıverilen kişilerin iş bulmalarına veya meslek ve sanatlarıyla ilgili bir iş kurmalarına, çevre ve aileleriyle olabilecek psiko- sosyal sorunların çözümüne yardımcı olmak.

e) Hükümlülerin yeniden suç işlemesinin önlenmesi ve topluma kazandırılmasını sağlayıcı etkenleri güçlendirme amacına yönelik çalışmalar yapmak.

TAŞRA TEŞKİLAT ŞEMASI

KORUMA KURULLARI

Koruma kurullarının amacı; suçtan zarar görenler ile ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlülerin, topluma uyumunu kolaylaştırmak için yardım yapılmasıdır. Yardım yapılırken geçici ayni veya nakdi yardım yerine iş sağlama veya kendi işlerini kurmaları yönünde meslek edinmelerinin sağlanmasına öncelik verilir.

Koruma Kurulları, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununun 16 ve 17 nci maddelerinde; 18/04/2007 tarihli ve 26497 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 101 ila 111 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Koruma Kurulları adalet komisyonunun bulunduğu yerlerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı olarak görev yapmaktadır. Kurulun başkanı Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili ya da Cumhuriyet savcısıdır.

Cumhuriyet başsavcısı tarafından seçilen üyelerin görev süreleri iki yıldır. Görev süresi sona eren üye yeniden görevlendirilebilir. Herhangi bir sebeple ayrılan üyenin yerine yeni üye görevlendirilir. Bu üye ayrılan üyenin görev süresini tamamlar.

Cumhuriyet başsavcısının onayı ile koruma kurulları üyeleri dışında kişi ve kurumların temsilcileri kurulları toplantılarına katılımcı olarak davet edilebilir veya katılımcı olarak katılmayı isteyenlerin de talepleri kabul edilebilir.

Koruma kurullarının yazı işleri hizmetleri, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğünce yürütülür.

Koruma Kurulları Üyeleri

5402  S.K  D.S.Y.M.  K.K K  (16 maddesine göre)KORUMA KURULU ÜYELERİ

 

KANUN GEREĞİ BULUNASI GEREKEN ASLİ ÜYELER

CUMHURİYET BAŞSAVCISININ TAKTİRİNE BAĞLI  OLARAK   GÖREV ALABİLECEK  ÜYELER.

  • Cumhuriyet başsavcısının veya görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili ya da Cumhuriyet savcısının başkanlığında;
  • Baro temsilcisi,
  • Belediye başkanı veya görevlendireceği yardımcısı,
  • Denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürü,
  • Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenecek bir ceza infaz kurumu müdürü,
  • Millî eğitim müdürü,
  • Sosyal hizmetler müdürü,
  • Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı temsilcisi,
  • Türkiye İş Kurumu müdürü,
  • Ziraat ve Halk Bankası müdürleri,
  • Ticaret ve sanayi odaları, ziraat odaları, borsalar, esnaf ve sanatkârlar birliği yöneticileri .
  • Koruma Kurulunun oluşturulacağı varsa yerde  kamuya ait fabrikaların temsilcileri
  • İstekleri halinde kamuya yararlı dernek veya vakıfların  temsilcileri
  • istekleri halinde özel bankaların yönetici seviyesindeki temsilcileri Cumhuriyet başsavcısı tarafından uygun görülenlerin katılımı ile oluşur.

 

Bu üyeler asli üye olup görev süresinde herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Cumhuriyet başsavcısı tarafından uygun görülenlerin katılımı ile oluşur.

 

 

 

 

 

  • Suçtan zarar görenlere yardımcı olmak.
  • Ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülere yardımcı olmak.
  • Hükümlülerin topluma uyum sağlamasını kolaylaştırmak ve yeniden suç işlemesini önlemek.
  • Bu şekilde toplumsal düzeni korumaktır.


KORUMA KURULLARININ GÖREVLERİ

a) Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri, soruşturma ve kovuşturma evreleri ile hükümden ve salıvermeden sonra bir denetim planı çerçevesinde yerine getirmek.
b) Çocuk mahkemeleri ile aile mahkemelerine, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetleri alanında gözetim esaslarına göre yardımda bulunmak.
c) Şube müdürlüğünün göreviyle ilgili olarak mahkemelerce verilen kararların yerine getirilmesini sağlamak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.
d) Yıllık iş programları ve projeleri ile çalışma raporlarını her yıl Daire Başkanlığına sunmak.
e) Yetki alanında bulunan; millî eğitim müdürlükleri ile iş birliği yaparak, mahkemelerce haklarında bir eğitim kurumuna veya eğitim programına devam etme yaptırım veya tedbir kararı verilen şüpheli, sanık ya da hükümlülerin devam edebilecekleri örgün ve yaygın eğitim kurumları ve kursların listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek.
f) Yetki alanında bulunan; kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sanayi ve ticaret odaları, kamu yararına hizmet veren özel kuruluşlar veya benzer kurumlarla görüşerek, bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi almak suretiyle hizmetler listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek.
g) Aile içi şiddete ilişkin bir bildirim yapıldığında, görev alanını göz önünde bulundurarak koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin uygulanmasını sağlamak.
h) Görev alanına giren konularda; bilgilerin, verilerin ve dosyaların elektronik ortama girmesini, aktarılmasını ve tutulmasını sağlamak,
ı) Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.

KORUMA KURULLARINA BAŞVURU

Kurullara; aşağıda sayılan kişiler, bunların kanunî temsilcileri ile avukatı başvurabilir.
 
a)Suçtan zarar görenler,

b) Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler
İlgililer başvurularını bir dilekçe ile oturdukları yerdeki kurula iletilmek üzere şube müdürlüğü veya büroya yapar. Dilekçeye başvuru konusu ile ilgili belgeler eklenir. Başvurular koruma kurulları defterine kaydedilir.

Koruma Kurullarının Çalışma Usül ve Esasları

Toplantı Zamanı:

Koruma kurulları her ayın ikinci haftası toplanır. Cumhuriyet Başsavcısının talebi halinde her zaman toplanır.

Toplantının Gündemi:

Gündem,Cumhuriyet Başsavcısının görüşü alınarak, şube müdürlüğünce hazırlanır. Toplantı gündemi daha önceden kurul üyelerine bildirilir.

 

Toplantıda Alınan Kararların Uygulamaya Geçmesi:

Kurulda alınan kararlar bir tutanakla tespit edilerek katılanlara imzalatılır ve ilgilisine bildirilir. Kararların yerine getirilmesini şube müdürlüğü veya büro takip ederek sonucu hakkında kurula bilgi verir.

 

Daire Başkanlığını Bilgilendirme:

Koruma kurulları; faaliyetleri ve çalışma sonuçları hakkında bir rapor hazırlayarak her yılın temmuz ve aralık ayı sonunda daire başkanlığına gönderir.

Nasıl Başvurulur?

İlgililer başvurularını yazılı olarak bir dilekçe ile oturdukları yerdeki koruma kuruluna iletilmek üzere şube müdürlüğüne yapar.Başvuru sırasında istenen belgeler:

  1. Bir dilekçe /İş Talebi Dilekçesi
  2. Kimlik belgesi /Nüfus Kayıt Örneği
  3. suçtan zarar gören için kesinleşmiş mahkeme kararı veya soruşturma veya kovuşturma evresinde ilgili merciin yazısı
  4. Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlü için durum bildirme formu  ve salıverilmeye esas olan  kesinleşmiş mahkeme kar  veya kararları
  5. Ekonomik durumu gösterir belge
  6. İkametgah Belgesi
  7. Salıverilen Hükümlüye ait Durum Bildirme Formu
  8. Adli Sicil Kaydı
  9. Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
  10. 1 Adet Vesikalık Fotoğraf
  11. Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlü için  Ceza İnfaz Kurumunda iken aldığı  kurslarla ilgili katılım belgeleri.

ile yerleşim yerindeki şube müdürlüğüne başvuruda bulunmaktadırlar. ilgili kişilerin başvurusu gerekli tahkikat yapıldıktan sonra değerlendirilerek Koruma Kurullarına sevk edilir.

Her ayın ikinci haftasında toplanan kurulda  incelenerek bir karara bağlanmakta ve karar ilgilisine bildirilmektedir.

Koruma Kurullarına Hangi Alanlarda Başvurulabilir?

Koruma Kurullarına başvuracak kişiler iş kurmak amacıyla kredi sağlanması,uygun işe yönlendirilme,sosyal-ekonomik ve psikolojik yardım talebinde bulunabilecekleri gibi Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan çeşitli projelere ve meslek edindirmeye yönelik kurslara da katılabileceklerdir.Özellikle meslek edindirmeyi amaçlayan kurslara katılacak kişilere kursa devam sürelerince katılım ücreti ödenerek bu kurslardan azami fayda sağlanmaya çalışılacaktır.Böylelikle ilgili kişilerin bir meslek ve sanat sahibi olmaları sağlanacaktır.

DENETİM HİZMETLERİNİN YARARLARI

     1. Ağır suç işlemiş hükümlüler ile küçük ya da hafif suç işlemiş kişilerin bir arada bulunma ihtimalini azaltarak, özellikle ilk kez suç işlemiş genç hükümlülerin suçu alışkanlık haline getirmelerinin ve tekrar suç işlemesinin önüne geçilmiş olur.

      2. Kişi almış olduğu cezayı toplum içerisinde çekerek aile ve sosyal çevresi ile normal ilişkilerini korur.

     3. Cezanın, ceza infaz kurumu dışında infaz edilmesi sağlanarak suçlunun ekonomik bakımdan tam anlamıyla devlete tabi olması önlenir böylece devlet üzerindeki ekonomik yük hafifletilmiş olur.

     4. Denetimin bir türü olan kamu hizmeti cezası ile kamu kurum ve kuruluşlarındaki personel ihtiyacı giderilerek kişi topluma vermiş olduğu zararı topluma hizmet ederek karşılaması sağlanır.

     5.  Hayata geçirilen projelerle eski hükümlüler hem meslek edinmiş olup hem de suçtan uzak kalarak topluma uyum sağlama süreçleri hızlandırılmış olur.

     6. Toplumun hükümlülere olan olumsuz bakış açısı, hayatında güzel ve önemli değişiklikler kaydeden hükümlülerce olumlu şekle dönüştürülür.

     7. Hükümlülere rehberlik ve psiko-sosyal destek verilerek suçun farkındalığı artırılır ve hükümlü suç hakkında neden – sonuç ilişkisi kurarak problem çözme becerileri kazanır.

     8. Eğitimini yarım bırakmış olan çocuk, genç ve yetişkin kişiler eğitime devam etme konularında bilgilendirilerek suçtan ve suçun etkilerinden uzaklaşmasına katkı sağlanır ve topluma eğitimli kişiler kazandırılır.

Mevzuat

 

Türk Ceza Kanunu

C.M.K.

Denetimli Serbestlik Kanunu

Çocuk Koruma Kanunu

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hak. K.

Denetim Serbestlik Yönetmeliği

Çocuk Koruma Yönetmeliği

ÇKK Kor. Des. Ted. Uyg. Hak. Yönetmelik

 

 

Kamuya yararlı bir işte çalıştırma

Nedir?

Örnek mahkeme kararları

Sıkça sorulan sorular

İlgili mevzuat

Kamu yararına çalıştırma cezası ile ilgili basında çıkan haberler

KAMU HİZMETİNİN TANIMI VE ÖZELLİKLERİ

Anayasa Mahkemesi kamu hizmetini, devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinmeleri karşılamak, kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler olarak tanımlamaktadır (Şeref GÖZÜBÜYÜK, Yönetim Hukuku, Ankara- 2000, 13. Bası, s.235).

Her bir kamu hizmeti kendi özel kurallarına tabi ise de, hepsinde ortak olan bazı özellikler ve hepsine egemen olan temel bazı ilkeler vardır. Bunlar:

1. Süreklilik (Kesintisizlik) ve Düzenlilik: Kamu hizmetleri, tatmininde kamu yararı bulunan bir gereksinimi karşılayan faaliyetler olarak kabul edildiklerinden, bunların sürekli ve düzenli bir biçimde yürütülmesi gerekir. Aksi takdirde kamu gereksinimi karşılanmaz ve kamu yararı gerçekleşmez.

2. Değişkenlik (Uyarlama): Bir faaliyetin kamu hizmeti haline getirilmesi, o konudaki kamusal gereksinimin en iyi ve uygun bir biçimde karşılanması amacına yönelik olduğundan, kamu hizmetleri değişken olmak; yani değişen ve gelişen koşullara ve teknik verilere kendilerini uydurmak zorundadırlar.

3. Nesnellik ve Eşitlik: Kamu hizmetleri bireysel değil fakat toplumsal gereksinimlerin giderilmesi için yürütüldüklerinden, idare bu hizmetleri yürütürken nesnel (objektif) davranmak ve yan tutmamak (tarafsız olmak) zorundadır. Bu nedenle, bireyler de kamu hizmetleri karşısında gerek yararlanma ve gerekse katılma yönünden eşit durumdadırlar. Ayrıca kamu hizmetinin getirdiği yükümlülükler bakımından da bireyler arasında fark gözetilemez.

4. Bedelsizlik: Bugün idarenin üstlendiği kamu hizmetlerinin çoğalması ve buna paralel olarak hizmetten yararlananların sayısının da artması sonucu, parasız olarak yürütülen hizmetlerin yükünün o hizmetten hiç yararlanmayanlara yüklenmesini önlemek amacıyla, belli hizmetlerden yararlananların ödeme gücünün de dikkate alınması suretiyle hesap edilen bir katılma payı alınmaktadır. Bu nedenle, İdarenin yürüttüğü kamu hizmetlerinden bir kazanç elde etmesi düşünülemeyeceği gibi, hizmetten yararlananlardan alınan paralarla o hizmetin maliyetinin karşılanması da düşünülemez (Metin GÜNDAY, İdare Hukuku, Ankara- 2002, 6. Bası, s.286- 290).

Bununla beraber iktisadi nitelikli kamu hizmetlerinin kârlılık ve verimlilik esaslarına göre yürütülmesi esas olduğundan, bu hizmetler karşılığı olarak hizmetten yararlananlardan alınan paraların kâr elde etme amacına yönelik bir fiyat olduğu söylenebilir. Ancak gene de kamu hizmetlerinin nesnellik ve eşitlik ilkelerinden tam olarak ayrılmamak ve bu hizmetlerden yararlananların da ödeme güçlerini göz önünde tutarak bu fiyatı belirlemek gerekir. Zira, her ne kadar bu hizmetlerin kârlılık ve verimlilik esaslarına göre yürütülmesi  öngörülmekte ise de, asıl amaç kâr elde etmek değil fakat toplumsal gereksinimleri gidermek suretiyle kamu yararını sağlamak olmalıdır.

Kamu yararı idarenin tüm etkinliklerinin amacını oluşturmaktadır. İdare hukuku alanındaki bilimsel görüşlere göre; her kamu hizmeti, kamu yararı amacını gütmektedir.

Bir hizmetin kamu yararı amacı güden kamu hizmeti olarak nitelendirilebilmesi için, toplumun ihtiyaç duyduğu ve bu ihtiyacın giderilmesi halinde toplumun bütününün faydalandığı bir hizmet olması gerekmektedir.

İdare kazanç elde etmek için değil, tüm topluma hizmet sunmak ve böylece toplumun yararını sağlamak için faaliyette bulunur. Bu faaliyetlerin yürütülmesi ile toplumun günlük gereksinimleri karşılanır ve gündelik yaşamının sürdürülmesi sağlanır.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda kamu yararı, ekonomik boyutundan çok hizmet boyutu önemli olan ve ekonomiyi etkileyen zararların ortadan kaldırılması ile toplumda bireylerin sosyal adalet çerçevesinde vergiler yolu ile bedelini ödediği hizmetlerden eşit, zamanında ve yaygın olarak yararlanması ilkesi olarak tanımlanabilir.

Bu kapsamda; temizlik, çöp toplama, tamircilik, duvar yazılarının silinmesi, marangozluk, yaşlı veya özürlüler ile çalışma, hastaların bakımı, çırakların eğitimi, yolların bakımı, kamu kurum ve kuruluşlarının binalarının boyanması, onarımı, bahçe düzenlenmesi gibi faaliyetler kamuya yararlı iş kapsamında değerlendirilebilir.

Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımının ülkemiz ve Avrupa ülkelerindeki uygulaması incelendiğinde, söz konusu yaptırımın kamuya yararlı hizmet üreten kurum ve kuruluşlarda infaz edildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

 

A) Kamuya Yararlı Bir İşte Çalıştırma Yaptırımı

 

- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi

- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci maddesi

- 18 Nisan 2007 tarihli ve 26497 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 46, 47, 48, 49, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61 inci maddeleri

 

B) Ücretli Olarak Çalışma Yükümlülüğü

 

- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi

- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin yedinci fıkrası

- 18 Nisan 2007 tarihli ve 26497 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 50, 51, 52, 53, 54, 56, 57, 58, 59, 60, 61 inci maddeleri

 

Tedavi ve Denetimli Serbestlik

Nedir?

Örnek mahkeme kararları

Sıkça sorulan sorular

İlgili mevzuat

TEDAVİ ve DENETİMLİ SERBESTLİK

2005 yılında mevzuatımızda yapılan değişikler ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununu 191 inci maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesini sağlayan düzenlemeler getirilmiştir. Buna göre uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiler ceza infaz kurumuna alınmadan toplum içinde denetlenmekte ve tedavilerini tamamlamaktadırlar. Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiler ise yine ceza infaz kurumuna alınmadan toplum içinde denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmaktadırlar.

Ayrıca mahkemeler tarafından hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilmektedir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirmekte, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunmakta ve yol göstermekte; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime vermektedir

Madde Kullanan Sanık veya Hükümlülerle Yapılan Çalışmalarda Sıkça Sorulan Sorular

1.      Rehberlik ve Denetimli Serbestlik Tedbirleri Nelerdir?

          Rehberlik bireyin doğru seçim yapmasını, topluma uyum sağlamasını ve etkili problem çözmesini sağlamak için yapılan uygun yardım ve yol gösterme hizmetleridir.

          Denetimli serbestlik ise mahkemece belirtilen koşullar ve süre içinde, denetim planı doğrultusunda suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulamadır.

          Dolayısıyla denetimli serbestlik, rehberlik hizmetini de içeren daha kapsamlı bir hizmettir.

2.      Denetimli Serbestlik Kapsamında Madde Kullanımı İle İlgili Hangi Kararlar Verilebilir?

          26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesi gereğince; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine veya kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilmektedir.

          04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren bir suç sebebiyle yürütülen soruşturma veya kovuşturmada, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.  Buna göre mahkemeler tarafından aynı Kanunun üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince “Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.” kararı verilebilmektedir.

3.      Hangi Haller Yükümlülüklerin İhlali Anlamına Gelir? İhlal Durumunda Ne Yapılır?

04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen adli kontrol yükümlülüğünün infazında; şüpheli veya sanığın sevk tarihinden itibaren beş gün içinde sağlık kurumuna başvurmaması veya denetleme planına uyulmadığının sağlık kurumu tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde, şüpheli veya sanık denetleme planına uyması yönünde uyarılmalıdır.

Uyarıya rağmen denetleme planına uyulmaması halinde kayıt kapatılarak evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmelidir. Ayrıca durum sağlık kurumuna bildirilmelidir.

26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesi gereğince; sanık veya hükümlünün  sağlık kurumuna sevk tarihinden itibaren beş gün içinde sağlık kurumuna başvurmaması, denetim planına uyulmadığının şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi, belirlenen tedavi programına uymadığının sağlık kurumunca bildirilmesi veya tedavi tamamlandıktan sonra devam eden denetimli serbestlik tedbiri süresince uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının tespit edilmesi hâlinde, sanık veya hükümlü denetim planına uyması yönünde uyarılmalı, gerekli görüldüğünde gözden geçirilmiş denetim planı hazırlanmalıdır.

Uyarıya rağmen denetim planına uyulmaması halinde evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmelidir. Ayrıca durum ilgili sağlık kuruluşuna bildirilmelidir.

4.      Şüpheli, Sanık veya Hükümlünün Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğüne Gelmesi İçin Tebligatı Kim Yapar?

          Kişiye ilişkin mahkeme kararının Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne gelmesinin ardından, şube tarafından kişiye gelmesi yönünde tebligat yapılır.

5.      Şüpheli, Sanık veya Hükümlü Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şubesine Ne Zaman Başvurmalıdır?

          Şüpheli, sanık veya hükümlü, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şubesi tarafından gelmesi yönünde gönderilen çağrı kağıdının tebliği üzerine on gün içinde şubeye gelmelidir.

6.      Şüpheli, Sanık veya Hükümlü Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şubesine Gelmezse Ne Yapılır?

          Şube müdürlüğü veya büro tarafından yapılacak bildirim, şüpheli, sanık veya hükümlünün kendisi veya kanuni temsilcisine 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Suça sürüklenen çocuklara yapılacak bildirim ise aileleri veya kanuni temsilcilerine aynı usulle yapılır.

Şüpheli, sanık veya hükümlünün ya da çocuk ile çocuğun kanuni temsilcisinin haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın; on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurmaması hâlinde, şube müdürlüğü veya büroca ilgili defterdeki kayıt kapatılarak evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmelidir.

7.      Şüpheli, Sanık veya Hükümlü Ne Zaman Sağlık Kurumuna Sevk Edilir?

          Kişi denetimli serbestlik ve yardım merkezi şubesine gelmesinin ardından 5 gün içinde sevk edildiğini gösterir belge ile tedavi göreceği hastaneye gitmesi gerektiği yönünde bilgilendirilmelidir.

          Kişi şubeye geldiğinde hastaneye sevk edildiğini gösterir belge kendisine verilmelidir. Aynı zamanda kişi tedavi süreci ve yükümlülükleri konusunda sözel olarak da bilgilendirilmelidir.  

          8.     Madde Kullanım Listesi Nedir, Ne Zaman Hazırlanır?

          Madde kullanım listesi; hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri veya sadece denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiş olan sanık veya hükümlülerin, ayrıca psiko-sosyal yardım veya rehberlik hizmeti verilen şüpheli, sanık veya hükümlülerden madde kullanımı olanların değerlendirilmesi aşamasında konuyla ilgili temel bilgi toplamayı amaçlayan formdur.

          Denetim görevlisi, değerlendirme formu ile kişinin bağımlılığını genel çerçevede belirledikten sonra daha sonra görüşmelerini yönlendirmek, kişinin bağımlılık süreci hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak amacıyla madde kullanım listesini kullanmalıdır. Madde kullanım listesi, denetim görevlisinin, kişinin bağımlılık tedavisini daha iyi yönetmesini ve yapacağı motivasyon arttırıcı görüşmelere yardımcı olmasını sağlayacaktır.

          9.    Tedavi Sürecinde Hastane Kişinin Madde Kullanıp Kullanmadığını Nasıl Denetler?

          Kişinin tedavi gördüğü hastane tarafından hastanenin kendi belirlediği sürelerle kişinin madde kullanıp kullanmadığına ilişkin test uygulanır. Uygulanan bu testler sonucunda hazırlanan raporlar denetimli serbestlik ve yardım merkezi şubesine gönderilmelidir. Şube tarafından hazırlanan denetim raporlarında hastane raporları göz önünde bulundurulmalıdır.

        10.    Tedavinin Sona Erdiği Tarih Nedir?

Tedavinin bittiği tarih;

a. Madde bağımlısı olmayanların ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunan sağlık kurumu tarafından hazırlanan takip programının tamamlandığına ilişkin düzenlenen,

b. Madde bağımlısı olanlar hakkında madde bağımlılığı tedavi merkezi tarafından hazırlanan tedavi programının tamamlandığına ilişkin düzenlenen,

c. Ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunan sağlık kurumları tarafından yapılan tetkik ve muayene sonucu bağımlı olmadığı anlaşılan ayrıca takibe de gerek görülmeyenler hakkında düzenlenen, rapor tarihidir.

11.    Tedavi Bitince Ne Olur?

          Tedavi sona erdikten sonra sağlık kurumu tarafından gönderilen rapor, sanık veya hükümlü hakkında düzenlenecek denetim raporu ile birlikte mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmelidir.

          Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam edilmelidir. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin en fazla üç yıla kadar uzatılmasına karar verilebilecektir.

          12.    Tedavi Bittikten Sonra Yeniden Denetim Planı Hazırlanmalı Mıdır?

          Tedavinin sona ermesinin ardından, denetim görevlisi denetimli serbestlik süresi içinde kişiye yönelik hedef ve çalışmalarını gözden geçirmeli, kişinin yeni durumuna göre gerekirse yeni hedefler belirleyerek gözden geçirilmiş denetim planı hazırlamalıdır.

13.    Denetimli Serbestlik Sürecinde Kişi Yükümlülüklerini Yerine Getirdiğinde Ne Yapılır?

Tedavinin sona ermesinin ardından öngörülen denetimli serbestlik süresi içinde kişinin yükümlülüklerine uyması, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şubesi ile işbirliği içinde çalışması durumunda kişinin gösterdiği gelişme ve uyum raporlarda belirtilmedir.

Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sona erdiğinde kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmelidir.

14.    Denetimli Serbestlik Süresinin Tamamlanmasının Ardından Ne Yapılmalıdır? 

          Denetim görevlisi bağımlılık tedavisi gördükten sonra denetimli serbestlik süresini tamamlayan kişiyi ilerleyen dönemlerde yardım alabileceği gönüllü kişi ve kuruluşlar hakkında bilgilendirmelidir.

İLGİLİ MEVZUAT

- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi

- 18 Nisan 2007 tarihli ve 26497 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 94 üncü maddeleri

Çocukların Denetimi

Nedir?

Örnek mahkeme kararları

Sıkça sorulan sorular

İlgili mevzuat

 Çocukların Denetimi

 

Ceza adalet mevzuatımızda 2005 yılında yapılan değişiklikler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması gerektiği ilkesi benimsenmiştir. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun ile Çocuk Koruma Kanununda suça sürüklenen çocukların ceza infaz kurumlarına alınmaları yerine toplum içinde denetim altına alınarak cezalarını tamamlamalarını sağlayıcı hükümler getirilmiştir. Denetim çalışmaları ile çocukların suç işleme nedenlerinin denetim görevlilerince yürütülen çalışmalarla ortadan kaldırılmasına çalışılmakta, ayrıca çocuklar mahkemeler tarafından belirlenen yükümlülüklerini aileleri ve sosyal çevrelerinden ayrılmadan yerine getirmektedirler.

Çocukların Denetimi Konusunda Sıkça Sorulan Sorular

 

1. Mahkemeler tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının infazından hangi birim sorumludur?

 

24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 27 nci maddesinin;

a. Birinci fıkrasında ise bir yükümlülük belirlenmeyen ve denetim altına alınmasına karar verilmeyen çocuklar ile ilgili kararların tali karar fişi düzenlenerek sisteme kaydedilmek üzere Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderileceği,

b. İkinci fıkrasında ise mahkemece denetim süresi içerisinde denetimli serbestlik tedbiri olarak yükümlülük belirlenen veya denetim altına alma kararı verilen ya da yükümlülük belirlenerek denetim altına alma kararı verilen çocuğa ilişkin mahkeme kararının Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne gönderileceği belirtilmiştir.

 

 

 

 

İLGİLİ MEVZUAT

 - Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35 inci maddeleri 

- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23, 36, 37, 38, 39, 40, 41 inci maddeler

 - 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 ve 191 inci maddeleri 

- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesi

 

Eğitim Kurumuna/Programına Devam

Nedir?

Örnek mahkeme kararları

Sıkça sorulan sorular

İlgili mevzuat

Eğitim Kurumuna-Programına Devam

Nedir? 

Bir eğitim kurumu veya programına devam etme yaptırımı ya da yükümlülüğü; sanık veya hükümlüler hakkında hapis cezası yerine ya da ceza infaz kurumlarından salıverildikten sonra ceza süreleri içinde bir eğitim kurumu veya programına devam etmeleridir.

Bu yaptırım veya yükümlülük;

a) 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince hükümlünün, mahkeme kararıyla en az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi suretiyle, 

b) 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi veya (c) bendindeki çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi suretiyle, 

c) 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince koşullu salıvermeden yararlanan çocuk hükümlülerin, denetim süresinde eğitimlerine gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir kurumda devam etmesi suretiyle,

ç) 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi gereğince bir meslek veya sanat sahibi olmayan sanıkların, bir meslek veya sanat sahibi olmalarını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesi suretiyle,

Mahkemeler tarafından verilebilmektedir.

Eğitim Kurumuna/Programına Devam Etme ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

        1- Hakkında eğitim kurumu veya programına devam etme kararı verilen sanık veya hükümlüler hakkındaki denetim veya denetleme planını, denetim raporunu kim hazırlayacaktır?

        Hakkında eğitim kurumu veya programına devam etme kararı verilen sanık veya hükümlüler hakkındaki denetim veya denetleme planını, denetim raporunu, il veya ilçe milli eğitim müdürlüğü tarafından görevlendirilen öğretmen tarafından hazırlanacaktır.

İLGİLİ MEVZUAT

        - 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi

        - 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (c) bendi

        - 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin sekizinci fıkrası

        - 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi

        - 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu 10 uncu maddesi

       - 18 Nisan 2007 tarihli ve 26497 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 34, 35, 36, 37 inci maddeleri